Kategori Arşivleri: Hikaye Şiir

Evlatlara ramazan nasihatları

Ramazan eşnen dostnan yaşanır. Önce küçükler büyüklere gündüz gider, ramazanın heyrli olsun, Allah her sen bu zamanlara çıkarsın der, o da seninki de bilece olsun, ömrün uzun olsun der. Hal hatır sorulur, hayırlaşılır, dua alınır. Sonra ramazanda eve iftara davet edileceklerin hesabı, listesi yapılır. Evvel yakın akrabalardan, ana baba, kaynana kayınbaba, ammi hala gibi yakınlar […]

Yazık oldu bunca güzel insanın bulunduğu bir şehrin bunca güzel hatıralarına…

Aypedimiz, molpedimiz yoktu ammaaaa…. Misgilim bağlar, bahçeler, bağlardaki kınalı, muhammediye, kabarcık, dökülgen, dımışkı üzümler, zerdaliler, payamlar, sumaklar, tiyek dibindeki kablumbağalar, hayir ağaçları, lastik küleklerle su çekilen bağ kuyuları vardı. Bağlarda elektriğin olmadığı gecelerde uluyan itler, gündüz güneşten yanan yüzünün sırım sırım sızladığı uykular. Dizlerinde, dirseklerinde bitmeyen yaralar olurdu. Nurgana’da erik zamanı naylon arabayla erkenden sahreye gidilir, […]

Antep’te bellenmesi gereken 50 şey

  1.Toprak BELLENİR. 2.Bi iş nasıl yapılıymış, BELLENİR. 3.Hasta(Nevse) BELLENİR. 4.Şora nereymiş? BELLENİR. 5.Sahal traşı nasıl olunurmuş? BELLENİR. 6.Yimek nasıl yinirmiş? BELLENİR. 7.Arahı nasıl içilirmiş? BELLENİR. 8.Ayakgabı nasıl geyilirmiş? BELLENİR. 9.Nasıl yah çekilirmiş? (Nasıl zılgıt çekilirmiş?) BELLENİR. 10.Kebap nasıl saplanırmış? BELLENİR. 11.Balcan nasıl sööğüttürülürmüş? BELLENİR. 12.Hanek nasıl dinnenirmiş? BELLENİR. 13.Hanek nasıl edilirmiş? BELLENİR. 14.Nasıl oturulurmuş, […]

Güzeldir Antep mutfağı!

Dolmaların kıralı belki mumbar dolması Fakat haylan kabağı, zordur onu oyması Keme dolması üstün, her aşçı bunu bilmez Bilse de hüner ister, oyması, doldurması. Havuç harat babaya gider oyulur gelir Doldurup tencereye sıra sıra dizilir Nar ekşisi konursa tadına doyum olmaz Başka elde yapmazlar, zira erbabı bilir. Şiveydiz kayar iner, fayda verir mideye Pirpirim aşı […]

Gözlerimi yummuş Kilis’i yaşorum…

Gözlerimi yummuş Kilis’i yaşorum… Küle küle kar yağor, Evimizin damı şıp şıp akor Babam süllümden çıkıp loğ loğlor, Ben elimde tokaç suyuğu tokaçlorum. Güneş açor, Karlar bulgur bulgur olor. Leğen dolusu karsambaç yapor, Tandırın başında yiyoruk. Nenem, kaşık kaşık atıştıror Dişlerim uyuştu, dor. Dişlerinin dakma olduğunu unutor, Biz leh leh güloruk. Bahar olor. Komşu avratlardan […]

İp ip ilmeden, delme sülük delmeden

Huu! İiip, iiip ilmeden, Delme sülük delmeden, Yer kuş tepeli, Tepe başı gülbazar, İçinde tilki gezer, Tilki beni korkuttu, Kuyrucaanı sarkıttı, Ali Bey’in atı var, Kapkaracık g.tü var, Şaaallak, maallak, Çek ayağını çember dayak. Kim çıktı? Ben çıktım. Çek ayağını. Çektim. Haa hamamın pisiğisin? Al sana bir kilo et. Kara kara dert. Çocuklarınıza, torunlarınıza bu […]

Dinleyene nasihat, dinlemeyene suya cızzık

Adab-ı muaşeret Dinleyene nasihat, dinlemeyene suya cızzık… • Sahrede yer beğenirken misafirin varsa misafirin dediği yere yoksa hanımın dediği yere otur. • Bir yere girerken selam ver oturduktan sonra kalabalıksa tek tek “mahraba” demene gerek yok “cemaata rahmet” de • Emanetin canı burnunda olur, dikkatli kullan sahibine çabuk geri ulaştır. • Yolda birkaç arkadaş yürürken […]

Ah analarımız!

Ayağında iş tumanı, ekmek eden, don yuyan, şire eden, damlara bastık seren, nişe çıkaran, boklu bezlerimizi zemhari gününde sobanın üstünde ılıttığı suda yuyan analarımız. Amaan derse desin, nooluy, o da benim atam, dey kaynana kahrı çeken analarımız. İşten vakit bulamadığından yemeği ulaştıramayan,  aaşam üstü çoluğu çocuğu mahrim olmasın dey eved eved iki topak küfde yooran […]

Gelinçi hanekleşmeleri

– Bee bacım geç kaldık ellaaam, ahali doluşmuş baksana. – Heyriye aa şeyle oturak. – Ey pekey dayima senin dedeen olmalı. Acı ortıya oturak da iki şendik görek. – Mineverin gelini deel mi şoo? – Bii nasıl olmuş kele, kabında kurumuş gızcaaz. – Oolan eziyetli heraaal. – Ceez ne verdi ola? – Bizim herif ceeze […]

Yürüyün Alleben’e gidelim/Salah Birsel

Yürüyün haydin delikanlılar, Yürüyün Alleben’e gidelim. Türkü çağıralım lorke oynıyalım . Haydin Alleben’e gidelim. Berberler bir yandan darbuka çalsın, Bir yandan kâhkeciler simitlerini uçursun, Bekârlar lâhmacun yesin yesin, Akşam oluyor kaygısızlar. Antepliler, Kilisliler, Nizipliler, Kalkın Alleben’e gidelim. Salah Birsel 1954’te görevle gelip kaldığı, gezdiği Gaziantep’ten bir de şiir çıkarmış usta şair