Kategori Arşivleri: Hamam

Şıh Hamamı’nın Hikayesi

Kay?nvaldem gibi sevip sayd???m bir ka� y?l �nce vefat eden eltim M�zeyyen Baydardan dinlediklerimi yazmak istedim ??h Hazretlerinin(?eyh Fethullah Hazretlerinin) han?m? zenci imi? bir g�n hamama gitmi? hamamda Zenci oldu?u i�in kendini horlam??lar su vermemi?ler hamamda terlemi? kad?nlar?n �zerinden akan sudan iki tas d�k�n�p �?km?? eve gelip beyine(?eyh FethullahK.S.)anlat?nca �ok �z�lm�? bir gecede kendi kerameti […]

İki Kapılı Hamam

Eserin asıl adı Beşaşer veya Beşbaşar Hamamı olduğu halde bugün yalnızca İki Kapılı Hamam olarak bilinmektedir. Evliya Çelebi’de ise Beşyaşar olarak geçmektedir. Mustafa Güzelhan eserin adı konusunda şöyle yazmaktadır: “Kapısı üstünde Fransız Savaşı ’ndan önce ve sonra kırmızı bir mermer üzerinde “Beşaşer Hamamı ” yazılıydı. Şimdi o eski kitabe kaldırılmış, îki Kapılı Hamam yazılı bir […]

Nevse Hamamı

Bebek olduktan sonra 40. gün eş, dost birlikte Nevse Hamamı’na gedilir. Bebek, anasıyla, kaynanalar, eltiler, görümler, hısım akraba, konu komşu hep birlikte 40 hamamına gider. Natıralar bohçaları taşır. Kalabalıksa hamam “dipten kapıya” tutulur. Yiyecekler, meyveler gider. Yunulur. Nevse kazan önüne oturtulur, gövdesine “nevse emi” çalınır, başına bir kuru kurt kafası konulur. Bu kurt kafası ya […]

Hamamda Yunma

Hamama natıraynan hamam torbası, hamam bokcası salınır. Hamam halısına yerleşilir. Mezere sarınılır. Curunun başında balıklı tasnan su dökünülür. Kil leğeninde ıslanmış kille başımız arıtırlır. Gaymeye yaanımızı çaldırır. Sıcaktan fenikir, ellerimiz garicik olana kadar yunur. Arada bir orta hayata çıkar soğuk soğuk pertuhul, alma yir. Bi tas soğuk su içer yüreemizi soğutur, tedarikli geldiysek günüşüknen maş […]

Yeddi derde deva “Nevze Emi”

Aslında 40 hamamında nevselere sürülür amma ağrıya sızıya gribe,soğuk algınlığına,öksürüğe eyi gelir. Attarlarda hazır katılmış baharat olur. Alıp balla veya pekmezle karıştırılıp yenir. İçindekiler : Tarçın, karanfil, yeni bahar, zencefil, havlıcan, kebabe,mayana, muskat, mahlep, akırı kahra, çörekotu, menekşe kökü, Kişniş, darı filfil, kakule ve gülkurusu. Kaynak: Mahmut Mahir Özkaya