Hayma Bağ zamanı geldi. Fıstığa ,üzüme bekçilik etmeye yerden yüksek, hem gözlemeye hem yatmaya yarar … —–Bağ ve bahçelerde çalı çırpıdan yapılan çardak. ( Derleme Sözlüğü)Resim :Fransız işgali sırasında Antep’te çekilmiş. Arka sağda yol alan Fransız askeri kamyonları var.
Gözel hanek: Yimeniynen yeridin de hapbabnan gaçman mı galdı. (Yemeni ile yürüdün de takunya ile koşman mı kaldı ) Sanki normal işini yaptın da daha zor olanımı yapmaya kalkıyorsun.
Unutulmuş Mesleklerden Aldığımız Soyadlarımız. Soyadı Kanunu 1935 te yürürlüğe girdiğinde ,aileler; lakaplarına, mesleklerlerine, sıfatlarına, beğendiği isimlere veya nufüs memurunun o andaki bulduğu bir isme göre isimlendirilmişler. • Abacı : Kıl dokumadan “aba” yapan .Aba; bir çeşit üst giyim,yarım palto. • Bekereci : İplik eğiren çıkrık iğlerine geçirilmiş olup, iğin süratle döndürülmesini temin eden, boynuzdan yapılmış […]
Ömer Asım Aksoy, 5 Nisan 1898’de Gaziantep’te doğdu.1920’de başladığı Tıp Fakültesini Antep savunmasına katılmak için bıraktı. Muallimler Cemiyeti’nde başkanlık, Gazi Sancak ve Halk Dili gazetelerinde başyazarlık, Türk Ocağı’nda yöneticilik yaptı. Hukuk Fakültesini bitirip Nizip Cumhuriyet Savcısı olarak çalıştı, Gaziantep’te avukatlık yaptı. Lisede Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği, Halkevi ve Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanlığı gibi […]
Yallaa..(Vay canına, yok yaa, deme yahu, yok canıım, hadi bee, vay anasını, öyle miii, zırt atma yahu, atıyorsun, olmaz canım, abartma yerine geçer.) -Bu resme bakılırsa; uzunca bir “YAALLAAAAA” denilir. -“Rejim yapıyorum. Akşam, kavun peynir ekmek yedim. Gene de rahatsız oldum.” Deyip, ardından da 2 çarşı ekmeği,2 ev ekmeği,1 kilo peynir.3 kavun yemişim denirse ; […]
Sinileri goyduk ortıya, Kürsüleri çekdik altımıza, Bi gaç çember halha etdik, Bi amadan bulgur pilovsu, Bi amadan da firik pilovsu, İki lengeriynen de şariyeli mercimek pilovsu. Yemekse bi gazan dolusu. Hemin de düğün dorgaması. Fasılıyası da cabası. Turp, pirpirim, maş piybazı. Bandeniznen, soğan piybazı. Pendirnen, marul cacığı. Çiğ küfdeynen salatası. Keâpların da çeşitlisi: Zebzeli gıyma […]
“Uzun Çarşı’da bir yalan söyler, Arasa’da kendi de inanır.”( İnsan bir yalanı söyledikten sonra o yalana kendini alıştırır, gerçekmiş gibi algılar.) Resim 1900 lü yılların başında Arasa, Solda Tahmis Kahvesi, bir ilerisinde Buğday Hanı, Karşısı Elmacı Pazarı . Gravür : Necati Derya yapımı
Soru haneklerimiz : Haara ? : Nereye Haaralıkta ? : Nerede Neçiye ? : Kaça, kaç para, fiyatı nedir. Nanca ? : Ne kadar ( miktar) Nanca ki ? : Ne karar ki ? Azımsayarak “yahu bu çok az” manasında Naadder ? : Ne kadar ( miktar) Nişleeyn ? : Ne yapıyorsun, nasılsın. Nişleyseez ? […]
Haara : Nereye Haaralıkta : Nerede Haarda : Nerde Haara gediyn, haardasın, haaralıkda var, haarda aradın da bulamadın gibi. Bu dolaylı tümleç ne hikmetse Azerbeycan’da ve Kerkük’te aynı şekilde kullanılıyor.
Darbeli mi,şarjlı mı ? Ne darbeli ne şarjlı. Matkabın babası”Üdürgü” Külekci üdürgüsü ve semercilerin kullandığı kemane üdürgü. Bir de deyimimiz ver ” üdürgü gibi adam” yani çevik ,çalışkan ,girdiği işi bitirip çıkan manasındadır.









