Atlı konağa sığılırmış, itli konağa sığılmazmış. (Harbi, dobra insanların olduğu yerde geçinilir gidilir ama dedikodulu, yağcıların olduğu yerde durulmaz.)
Harafa çimmeye gedek, ordan eyle bostan arasına marıl yimiye, bugün Cuma, avradlar bostan arasına küfte yoormıya gedikler. Elimize iki topak geçer zaar. Verirler, verirler. Yoosa ben isterim.
Tay, taydaş, taykeş. Tay: Biri birine şekil, ağırlık, hacım olarak denk olanın her biri . Taydaş : Biri birine denk ,uygun olan.( Sen benim taydaşım değilsin. Yani ya büyük ya küçük ya da kuvvet olarak eşleşemeyiz.) Taykeş : Tekleri birbirine uymayan, benzemeyen, tek kalan (ayakkabı, eldiven, öküz vb. çiftler için) .Evden aceleyle çıkarken kondurayı taykeş […]
Bi batman ekmeenen,iki iti ayıramaz. Bir batman ekmek ile iki iti ayartamaz. ( Yani sen onun kılığına kıyafetine bakma, beceriksizin biri, iş beceremez.)
Bayramdan sonra gelen kınayı g.tüne yak. ——— Manası: Lazım olduğu vakit istediğim yardımı yapmadın. Gereği kalmadıktan sonra yapmaya yelteniyorsun. İstemiyorum. Ömer Asım Aksoy Gaziantep Ağzı 2.Cilt s 48
Mahmilde yığılı, kızım mercimek istersen aşama, gel küfte edek Bir tas ayıklayıp, tis gazana goy Aşam belli öğün, gecikir yemek Bandeniznen sogan, aldırdım zaten Temizleyip dorga, vakit günüzken Bekmezin, simidin, kilerde yeri Gomşuya gedecem, dönerim erken Malhıta daşmasın, keflerini al içine iki gaşık, bekmezlerden çal Bi yana ayrılma, dibine tutar Hanemiz uzarsa, kıznan haber sal […]
Dışarılara gidersen acı kibarlaş,olur ki anlaşılamazsın: • Sinemada acıklı filime anası ölmüş gibi ağlasan bile ,yeen acıklıydı deme; Çok iyi bir drama,gözyaşlarıma hakim olamadım de ! • İrahmatlık nenem , deme; Işıklar içinde uyusun,büyükannem de ! • Avara geziym , deme; Çok iyi projelerim var de ! • Çelet uşağın varsa , deme; Bizim çocuk […]
“Hele şeplediğini boya .” (Bir işi yarım bırakıp,öbürüne geçme.Yarım işini bırakma.) Deri işlenirken şap denilen bir tuzla terbiye edilir. Önce şap sürülür sonra boya yapılır. Şapşadığın derileri bir boya yeni deri şaplama, şapladıklarını bitir.
SARAT Genellikle leblebicilerin kullandığı elek-kalbur.
HML Mahmil,hamal,Hamile,hamiline,tahammül,tahmil. ———————————————————— Hamile: Ar ḥāmil حامل [#ḥml fāˁil fa.] taşıyan, yüklü Mahmil : Yüklük, dolap Hamal :Ar ḥammāl حمّال [#ḥml faˁˁāl mesl.] yük taşıyıcı < Ar ḥamala حَمَلَ yük taşıdı Hamiline : Taşıyanına Tahammül :Ar taḥammul تحمّل [#ḥml tafaˁˁul V msd.] yük yüklenme, taşıma, dayanma. Tahmil: Yükleme









